Sağlıklı Yaşam

Koyungözü Otu Nedir? Koyungözü Bitkisi Faydaları

Koyungözü otu, karahindiba ve kadife çiçeğinin akrabası olan çok yıllık uzun ömürlü bir bitkidir. Çok az bakım yapıldığında bile her yıl küçük papatyaya benzeyen bir sürü çiçek açar. Koyungözü bitkisi güçlü, keskin bir koku yayar. Eskiden insanlar bir evin etrafında koyungözü yetiştirmenin havayı temizlemenin ve hastalık bulaşmasını önlemenin güvenilir bir yolu olduğuna inanırlardı. Bugün de koyungözü otu farklı özellikleri ile faydalı bitkiler arasında yer alıyor.

Koyungözü otu 2000 yıl öncesinden bu yana kendine bitkisel tıpta yer bulmuştur. Efsaneye göre Eski Yunanlılar koyungözü bitkisini parthenium olarak adlandırırlarmış çünkü bu bitki Atina’daki Parthenon Tapınağı’ndan düşen bazı insanların hayatlarını kurtarmak için kullanılmış. Bitkinin daha yakın zamandaki genel ismi bize bir ipucu verebilir. Koyungözü bitkisinin bilimsel adı olan “Tanacetum Parthenium” da Eski Yunan efsanelerinden esinlenerek verilmiştir.

GENEL AD BİLİMSEL AD FAMILYA DOĞAL YETİŞME ALANI KULLANIM KISIMLARI
KoyungözüTanacetum partheniumAsteraceaeMerkez G. AvrupaYapraklar, Çiçek açan üst kısım

Koyungözü’nün İngilizce’de karşılığı olan feverfew kelimesi, Latince’deki febris (ateş) kelimesinden ve fugure (kovmak) kelimelerinden gelir. Koyungözü gerçekten de yüzyıllar boyunca ateş gibi rahatsızlıkların yanı sıra migren tedavisinde kullanılırdı.

Yunanlılar koyun gözünü ateş düşürme haricinde de kullandılar.Milattan sonra 1. yüzyılda yaşamış olan ünlü hekim Dioskorides bu bitkiyi baş ağrısıeklem iltihabı ve melankoli de dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisi için tavsiye etmiştir. Ayrıca kadınlarda doğum sonrası plasentadan kurtulmak ve adet düzensizliklerini gidermek için de kullanılırdı.

16. yüzyıl itibariyle Avrupa’da, koyungözü baş ağrıları, mide rahatsızlıkları, diş ağrıları ve sinir ağrıları için kullanılan esaslı bir bitkisel ilaç olmuştu. Avrupalılar bu bitkiyi Amerikalılara da tanıttılar ve artık pek kullanılmaz bir duruma geldiği 20. yüzyıl başlarına kadar bitkisel tıbbın bir parçası oldu.

Ancak koyun gözüne ilgi 1970’li yıllarda Galli bir hekimin kronik migrenden dolayı acı çeken karısı koyungözü bitkisi kullanmaya başladığında birdenbire canlandı. Bir yıldan daha az bir süre her gün birkaç parça koyungözü yaprağı yiyen kadının migren atakları azaldı ve sonunda durdu.

Bu ve benzeri başka olaylar bitkiye yoğun bir ilgi yarattı ve koyun gözünün ve etkilerinin anlaşılması için araştırmaları teşvik etti. Günümüzde bitkisel tıp uygulayıcıları, migren ağrılarının yanı sıra, genellikle ona eşlik eden, bulantı ve kusma için bilinen ilaçlara alternatif olarak koyun gözünü düzenli olarak tavsiye ederler.

Koyungözü Otu Özellikleri

Tanacetum cinsi kuzey ikliminde yetişen 160 civarında otsu bitkiyi içerir. Koyun Gözünün akrabaları olan aromatik bitkiler arasında solucan otu (Tanacetum vulgare) da vardır. Koyungözü boyu 30 cm ile 60 cm arasında değişen sert, dik, çembersi, düz, çizgili saplı güçlü aromatik özellikleri olan bir bitkidir. Yeşilimsi san renkteki sıralı yaprakları 2 ya da daha fazla bölüme ayrılır ve bu özellik yapraklara hafiften eğreltiotu yaprağına benzeyen bir görüntü verir.

15 cm’ye kadar uzayan alttaki yapraklar ovaldir; dikdörtgen şeklinde 3 ila 7 düzensiz bölüme ayrılır. Bunlar da kendi içlerinde küçük yuvarlak dişli ya da dişsiz daha küçük loblara ayrılır. Yukarıdaki yapraklar daha küçüktür. Çok sayıda çiçek bitkinin üstünde yassı bir şekilde toplanır, küçük papatyalara benzeyen salkımlar oluşturur. Çiçeklenen bitkiler sıklıkla bu salkımların ağırlığı altında düşerler.

Koyun Gözünün çiçekleri Haziran’dan sonbaharın ilk soğuklarına kadar durur.

Koyungözü Otu Nerede Yetişir?

Koyungözü Balkanların dağ makilerinde ve kayalık zeminlerinde yetişir. Yüzyıllar boyunca süs için ve tıbbi amaçlarla ekilip biçilen bir bitki olarak artık Avrupa’nın tarlalarında, boş arazilerde ve bahçelerin kenarlarında yetişmeye alışmıştır. 19. yüzyılın ortalarında Kuzey Amerika’ya gelen göçmenler tarafından Birleşik Devletler’in doğusunda, Güney Karolina’nın güneyinde ve Colorado’dan Pasifik Okyasnusu kıyısındaki eyaletlere kadar yerlileşmiştir. Ayrıca Kanada’nın doğusunda ve batısında bulunabilir.

Ayrıca Avrupa’daki migren hastalarının birçoğu kendi koyun gözlerini yetiştirir. Organik koyun gözü çiçeği tohumu alırsanız bahçenizdeki saksılarda filizlendirebilirsiniz.

Koyungözü evdeki çiçek ya da bitki bahçesinde kolaylıkla yetiştirilen çok yıllık bir bitkidir. İyi kurutulduğu sürece toprağın tipi önemli değildir. Bitki ilkbahar ya da sonbaharda kümelerin bölünmesiyle ya da tohumların ekilmesiyle çoğalır. Küçük tohumlar, ışığın çimlenmeye yardım etmesi için toprak yüzeyine hafifçe sıkıştırılmalıdır.

Koyungözü olabildiğince güneş ister ama gölgeli ışıkta da büyüyebilir. Ticari açıdan koyungözü bir sıra mahsulü olarak yetiştirilir; yapraklar, bitki çiçek açmadan önce hasat edilir. Doğu Avrupa’da, Birleşik Krallık’ta, Çin’de ve Birleşik Devletler’de üretilir. Kimyada farklı alanlarda kullanılır, bu yüzden de ticari yetiştiriciler sıklıkla bu alana yönelirler.

Koyungözü Kullanım Alanları

Tedavi Amaçlı Kullanımı

  • Migren ağrıları

Modern araştırmalar eski zamanlardan bu yana koyungözünün migren ağrılarının sıklığını ve şiddetini azalttığına dair anlatılan kanıtları doğrulamaktadır. Yakın zamanda yapılan ve bitkinin iltihap önleyici özelliklerini ortaya koyan araştırma yıllar boyunca koyun gözünün adet sancılarını, eklem iltihabını ve ateşi düşürmede etkili olduğu düşüncesini de doğrulamıştır. Ama günümüzde koyungözü hepsinden önce baş ağrıları için kullanılan bir bitkidir.

1980’li yıllar boyunca koyungözü migren ağrıları için yaygın bir alternatif tedavi olmuştur ve yapılan bir ankete göre, migren hastalarının %70’i günde iki parça taze koyun gözü yaprağı çiğnediklerinde kendilerini daha iyi hissettiklerini söylemişlerdir. Bu veri, kurutulmuş koyungözü yapraklarıyla ilgili birçok araştırma teşvik etmiştir. Yayınlanan klinik deneylere göz atıldığında çoğunluğun migren için plasebodan çok koyun gözünü tercih ettiği görülür.

Koyun Gözünün migreni nasıl iyileştirdiği tam olarak anlaşılamamıştır. Yaprakta bulunan 40’tan fazla bileşenin 1 tanesi kas spazmlarına ve migrenin esas nedenlerinden biri olan beyindeki kan damarlarının sıkışmasına iyi geldiği kanıtlanan partenolittir. Bu bileşenin önemli olduğu açıkken tam etkiyi sağlayan maddelerden de yalnızca biridir.

Koyun Gözü Otu Kullanım Şekli

Koyungözü otu yaygın olarak 3 farklı şekilde kullanılır.

  • Taze Yaprak
  • Kapsül
  • Tentür

TAZE YAPRAK: Her gün çiğnenen iki taze yaprak migren tedavisi için geleneksel bir yöntemdir.
Ama taze yapraklar ağız ülserine neden olabilir.

KAPSÜLLER: Araştırmalar dondurularak kuru tulum koyun gözünden günde 50 ya da 100 miligram (% 0.2-% 0.35 arası oranda partenolit içerir) almanın faydalı olduğunu ortaya koy muştur. Kanada gibi bazı ülkelerde partenolitle koyungözü üretimi arasında doğrudan bir ilişki vardır. Koyungözü bazen migren ağrısı sıklığını azalttığı kanıtlanan riboflavin (B 2 vitamini) ve magnezyumla karıştırılır.

TENTÜR: Koyungözü tentür halinde de bulunur; ancak bu hazırlanış biçiminden yarar geldiğini gösteren bir klinik deney yoktur.

Bitkilerin kök, gövde, çiçek, yaprak veya dallarının, bitkisel alkol, sirke veya su ile karıştırılmasından elde edilen ürüne tentür adı verilir.

UYARI

Klinik deneyler koyun gözünün güvenli ve iyi tolere edilen bir bitki olduğunu göstermiştir.
Taze yaprağını yiyen az sayıda insanda ağız ülserine neden olmuştur. Bu durum oluştuğunda ürün kullanımı sona erdirilmelidir. Uzun süredir koyungözü kullananların % 10’u bitkiyi almayı aniden bıraktıklarında başağrısı yaşadıklarını bildirmişlerdir. Koyungözü kullanımını aşamalı olarak azaltmak bu olumsuz etkiyi en aza indirir. Hamile kadınlar koyungözü kullanmamalıdır.

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Bu sitedeki hiçbir içerik, profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.

Bu içerik bitkiler ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan bitkileri doğadan toplamayınız. Sadece Sağlık Bakanlığı onaylı bitkisel ürünleri önerilen dozda kullanınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.